en acısı da onun yüzünden ağlarken onun bunu hiç anlamaması…

boş boş

yazının hiç bir amacı, konusu yok. sadece yazmak istedim. sanırım çok ama çok sıkıldım. geçen senelrde nasıl yalnız yaşıyormuşum hiç anlayamıyorum. şimdi bir kaç gün yalnız kaldım mı vakit geçmek bilmiyor. ne kadar bağımlı olmuşum başkalarına…

bütün gün yattım diyebilirim. oysa ki yürümem, koşmam lazım. son zamanlarda eski halimden eser kalmadı, tombik bir kız olup çıktım. tombik kötü değil belki evet ama tombik olamk istemiyorum ben. yataken boş durmadım ama, sürekli internet başındaydım ( çok lazım). Dizi izledim bölümlerce, müzik dinledim yüzlerce… Nedense saatler geçmiyor.

Bir bira açtım akşamüstü banyodan sonra, yine müzik eşliğinde. İyi geldi tabi ki. Bu hafta hiç okula gitmedim, daha doğrusu gidemedime, yatağı öyle çok sever oldum ki son zamanlarda, sanırım o da beni, ayrılamıyoruz birbirimizden.Ama her güzel şeyin bir sonu olmalı diyerek ayrılacağım yakın zamanda.

Akşamsa vakit daha hızlı geçiyor gibi. Sevdiğim adamı göremedim bugün ama çok da üzülmedim her nedense. Sanırım paranoyaklıklarım azaldı biraz. Paranoya kadar kötü bişey yoktur sanırım. Öyle yorucu ki. Akşamı da onunla konuşara geçiriyorum. Sanırım erken yatmam gerekecek yarın okula gidebilmek için. İstemiyorum amma zorunluluk diyelim.

Evet sevgili günlük bugünlük bu kadar, belki gece yine görüşürüz.

yine bir cumartesi

yine bir cumartesi, yine evde oturmayı seven hatta bayılan bir sevgili dolayısıya evde oturmaca. onun için hava hoş, oyunları var bayıldığı, vaktini su gibi geçirdiği. benimse bunlardan zerre zevk almadığımın farkında. ama olsun benim de dizilerim, filmlerim, müziklerim,kahvem ve en önemlisi brownie intense im var :) (yalnızlığa mahkumum vol 1)

havanın güzel oluşu dışarı çıkma isteğimi arttırıyor. izmir’de artık yaz geldi diyebiliriz. açık havada nargile içmenin keyfi bir başkadır yalnız da olsa. (yalnızlığa mahkumum vol 2)

alıştım artık, çok da dert etmiyorum. anlayan var mıdır bu durumu onu da bilmiyorum.

almanca öğrenmek istemiyorum!

Olumsuz bir başlıkla açılışı yaptım. Almanca dersi vardı bugün okulda, insanı nasıl daralttığını anlatmama imkan olanak yok, zaten insanların yüz ifadelerini görebilseniz ne demek istediğimi çok iyi anlardınız. İnsanın anlamadığı bir şeyi anlamaya çabalaması zor bir şey. Buna bir de anlamak istememek eklenince düşünün halimi. O kadar da bu dilin konuşulduğu yerde yaşadım, sevemiyorum işte ne olursa olsun. Öğrenmek de istemiyorum ama bunu hocaya anlatmak malesef seçeneklerimizin arasında yok.

Bir diğer konuya gelirsek çok alakasız olacak ama bu da istememekle bağlantılı olduğundan bahsedebilirim. Kendi evimde oturmak istemiyorum. Genellikle durum bu. Burada oturmadığımda oturduğum yer de pek iiç açıcı değil ama bi derece çekilir kılan özelliklere sahip. Yalnız uyumak istemiyorum, istenmemek istemiyorum, istemiyorum da istemiyorum :)

Yiter ama artık, bana da yeter ona da…

Bored to Death - Full Studio Theme Song (thundordan tarafından)